düşLE; bir gelişim, paylaşım ve bilinç ortamıdır. Okuyan, sorgulayan, üreten; sevi'ye ve emeğe inanan insanları bir araya getirmeyi amaçlar ve bu birliktelikten doğan güçle kültürel ve insani yozlaşmalara karşı ayakta durmayı görev bilir. Popülerizm ve totaliterizm gibi düzenlerin hayatımıza soktuğu tüm metalara karşı düşLE, unutturulmaya çalışılan değerlerin savunucusudur ve bu metalar içerisinde sırtını bu kapital düzene dayayan edebi hareketlere karşı durur.

   "Biliyoruz, düşLEr kelepçe tutmaz. O halde düş çocuklarıyız biz. Hem varız, hem de yok sayılırız buralarda...", dedik; 1. sayıydı.

   2000 yılı içerisinde çalışmalarına başlayan düşLE, ilk sayısını Barış Kuran, Emre Falay ve Seçil Yüksel editörlüğünde 10 Mart 2001'de yayımladı. Ağustos 2001 ile Mart 2002 arasında yayınına araveren düşLE; 1 Mart 2002 tarihli sayısı ile düzenli yayın hayatına başladı. 7. sayıda Alper İlhan, 12.sayıda Özgür Uçakçıoğlu, 15. sayıda Emine Gürbüz ve Filiz Karca, 20.sayıda Ahmet Ziya Yıldırım ve 30.sayıda Taylan Kapan'ın kadroya katılması ile sırasıyla "düşLE Dergisi", "düşLE Edebiyat Dergisi" ve "düşLE Edebiyat ve Kültür Dergisi" sıfatlarını aldı.

   "Bu maskeci, çıkarcı, kendini dolaplarıyla besleyen sistemde sarılacağımız ne var düşLE'den başka?..", dedik; 25. sayıydı.

   Görsel olarak 7.sayıdan sonra "düşLE Yolculuk", 13.sayıdan sonra "Ay Çocuk" ve 40.sayıdan sonra "Deniz" tasarımları ile yayınını sürdüren düşLE, edebiyat ağırlıklı sanat ve güncel konuları içeren araştırma, tanıtım, inceleme ve eleştiri ürünlerinin yanı sıra şiir, öykü ve deneme gibi ürünlere de yervermekte... Aylık olarak yenilenen düşLE Edebiyat ve Kültür Dergisi, okuyucularından gelecek her türlü şiir, öykü, deneme, araştırma, tanıtım, inceleme ve eleştiri ürünlerine açık...

   "Eski bir aşk bırakmıştı beni bu kıyılara... düşLEyenlerin denizi oldu düşLE...", dedik; 40. sayıydı.

   Paylaşılan duygularla dostluğun, bilgiyle zihnin geliştiği bu okul; anda hüznün, anda sevincin, isyanın bizimle aynı masadan beslendiği gece kırması düş çocuk nice sayılara yürüme istencinde... Daha yürüyecek çok yolumuz var, daha çok nefes arıyoruz sesimize. Bu düşünce deniz diplerinde besledikçe kendini, azgın dalgalar olarak vuracak kıyılara yıllar sonra. Biz genciz çünkü...

 

   düşLE için daha fazla bilgiye;

Sıkça Sorulan Sorular, Basında düşLE, İletişim
ve “25.Gümüş Sayı”da yayımlanan
Manifesto - Çünkü…
dostları düşLE’yi anlatıyor…
düşLE kendini anlatıyor

   bölümlerinden ulaşabilirsiniz.