mavi seçki okyanus medcezir biyografi kitaplık özel dosya 7.sanat forum
Bir Grup, Bir Şarkı
Alan Parsons Project, Old And Wise

Meltem Tolunay

   Size de olmuştur mutlaka, ya da olmadıysa da olacaktır bir gün. Bir zamanlar çok sevdiğiniz, çevirip çevirip dinlediğiniz bir kaseti, taptığınız bir şiir kitabını ya da öle bayıla aldığınız size çok yakışan bir kazağı gün gelir, sırf size o güzel günleri anımsatıyor diye bir kenara atıverirsiniz. Atıverirsiniz, çünkü o güzellikleri paylaştığınız insan artık yaşamınızda yoktur ve bir daha da hiç olmayacaktır. Unutmanın en kolay, en acısız yoludur bu. Ama yaşamdan çıkarılan her şey, bir boşluk bırakır geride. Zaman geçer, hafızanın üstü tozlanmaya başlar, gözler başkalarını görür, dudaklar başka şarkılara eşlik eder, yeni bir moda gelir, bir hırka alıverirsiniz bu sefer. Tam da her şey yoluna girmişken, örneğin karınızın ya da kocanızın koluna yatmış, elinizdeki gazeteye göz atarken, yani en savunmasız anınızda, radyoda "o şarkı" başlayıverir. İşte bu, sırtından vurulmaktır. Ne kalkıp radyoyu kapatabilirsiniz, ne de gazetede okuduğunuz yazıyı anlayabilirsiniz artık. Üstelik koluna yattığınız kişi de o anki duygularınızı en anlatmamanız gereken kişidir. Olmaz ya çoğu zaman, hadi oldu da, o da sizde bir değişiklik olduğunu farkedip "Nen var senin?" diye sorduğunda, cevabınız hazırdır: "Neyim olacak canım, hiiiiiç."
   
   

   
   

   
   Şimdi ben bunları niye yazıyorum diye merak edenler için, konuyu daha fazla uzatmadan yukarıdaki mizansende, beni elimdeki gazeteyi okumaktan bir anda vazgeçiren şarkının bir 'Alan Parsons Project' klasiği olduğunu yazayım. Şarkıyı duyup irkildiğimde aklıma aralıklarla ve kopuk kopuk yaşanmış on iki yıllık bir dönem geliverdi. Sonra fark ettim ki epeydir bu grubu bilinçli olarak dinlemiyorum. Ben de düşündüm, hem grubu ve şarkılarını tanıtacak, hem de benim, bakiyesi kırmızıya dönmüş hesabımı kapatacak bu yazıyı yazmaya karar verdim.
   
   Alan Parsons Project'le ilk tanışmam mâlum kişi sebebiyle 1985 yılında olmuştu. Aldığım ilk kaset -ki hâlâ duruyor- "Vulture Culture"dı. Hatırlıyorum da bütün bir yaz, Kumla'da denizi seyrederken balkondan, hep o kaseti dinlemiştim. Oysa grubun geçmişi bundan 9 yıl öncesine dayanıyormuş, sonradan öğrendim. Alan Parsons daha önce Pink Floyd'un ve Abba'nın albümlerine ses mühendisi olarak imza attıktan sonra, Eric Woolfson'la tanışır. İkili sadece bir çalışmada bir araya gelmeye karar verip Edgar Alan Poe'nun kitabından yola çıkarak "Tales of Mystery ve Imagination"ı yayınlar 1976'da. Bu albüm gerçekten de taşıdığı temayı çok iyi yansıtan bir albüm bence, çünkü asla evde yalnızken bu albümü dinleyememiştim o zamanlar. Aklıma, Poe'nun, karısını öldürüp duvara gömen karakterinin, karısının kedisi yüzünden yakalandığı öyküsü geliyordu hep...
   
   Başlangıçtaki niyetlerinin aksine, bu albümden sonra da ikili birlikte çalışmaya ve üretmeye devam eder. İsimlerinde yeralan "project" kelimesinin hakkını da sonuna kadar verirler, çünkü çıkardıkları her albüm, temasından, albüm kapağına, ses efektlerinden, şarkı sözlerine kadar bir projedir gerçekten. Daha sonra sırasıyla, Issac Asimov'un çalışmalarınından yola çıkarak "I Robot" (1977), Mısır Piramitleri'nden ve arkasında yatan mistik düşüncelerden yola çıkarak "Pyramid" (1978) ve kadınları konu alan "Eve" (1979)'i çıkarırlar. Buraya kadar daha çok ses efektleriyle süslenmiş enstrümantal şarkılarla yol almışken, bir sonraki albüm olan "Turn of a Friendly Card" (1980) balladları da içeren bir senfonik rock albümüne dönüşür. Albümün teması kumar ve kader üzerine oturtulmuştur. "Eye in The Sky" 1982'de yayınlanır ve grubun ticari başarıyı yakalamasını sağlayan albümdür aynı zamanda. Ana tema yüksek teknoloji ve onun getirdiği sürekli bir izlenme, gözetlenme duygusudur. Benim en sevdiğim şarkılarından birisi olan Amonia Avenue ise bir sonraki albüme adını vermiştir. 1984'de yayınlanan albümün teması gün geçtikçe birbirinden uzaklaşan ve ruhsal olarak yalnızlaşan modern toplum yapısı ve ilişkilerdir. 1985'teki "Vulture Culture", modern iş dünyasını ve ilişkilerini temalaştırmıştır. Albümde yeralan "Pipeline" gibi bazı enstrümantaller, o yıllarda TRT'deki pek çok programın da fon müziği olmuştur. Taşları farklı şekillerde kesmek anlamına gelen "Stereotomy" albümü 1986'da yayınlanmıştır. Albüm acıyı bile hissetmeyecek kadar ağır bir depresyonun izlerini taşımaktadır. Bunu 1987'de yayınlanan "Gaudi" izler. Ünlü İspanyol Mimar Antonio Gaudi'nin hayatı ve eserlerinden yola çıkarak hazırlanan bu albüm unutulmaz güzellikte şarkıları içermektedir. Özellikle, sekiz dakika süren "La Sagrada Familia" adını aldığı katedral gibi başlı başına bir şâheserdir. Bir sonraki albüm Freud'un eserlerinden, psikoanalizden ve rüyalardan yola çıkarak hazırlanan "Freudiana"dır. Burada bahsedeceğim son albüm "Try Anything Once" (1993) ise benim dinlediğim son albümleri oldu. Albüm bence gerçek bir müzik şöleniydi. En sevdiğim parçalardan biri olan "Jigue" benim fırtına öncesi sessizliğime eşlik etti bilmeden.
   
   Sonra yazının başlangıcında bahsettiğim derin bir unutuş dönemine geçtiğim için, ne 1999 yılında çıkardıkları "The Time Machine" albümünü satın aldım ve dinledim -üstelik başlı başına adı da çok tehlikeliydi-, ne de İstanbul'da verdikleri konsere gittim. Şimdi bir şarkının anımsattıklarıyla bu yazıyı tamamlarken, 'o şarkı'dan birkaç dizeyi yazmak istiyorum:
   
   "Görebildiğim kadarıyla,
   Bana yaklaşan gölgeler var,
   Ve geride bıraktıklarıma
   Bilmeni isterim ki
   Sen hep benim en derin düşüncelerimi paylaştın
   Nereye gitsem beni takip ettin
   
   Ve yaşlanıp, akıllandığımda
   Acı kelimeler benim için anlamsızdır
   Sonbahar rüzgarları ta içimden esecektir
   Ve bir gün zamanın sisi içinde
   Seni tanıyıp tanımadığı sorduklarında
   Gülümserim ve benim bir zamanlar arkadaşım olduğunu söylerim
   Ve gözlerimdeki üzüntü hafifler
   Yaşlanıp akıllandığımda..."

   
   Ben şimdi bir fincan çay alacağım elime ve camdan yağmurun yağışını seyrederken bu şarkıyı dinleyeceğim. Size de tavsiye ederim... Benim hesabım kapandı, ya sizinkiler?..
   
   
   
   Old 'nd Wise: Yaşlı ve Akıllı


İnceleme - Sanat ve TaklitKültür, Ulusal Kültür ve Evrensel Kültür





düşLE arşivinden "27. Sayı / Aralık 2003" içeriğini görmektesiniz. Son sayıyı görmek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
deniz
balıkçı detaylı arama eski sayılar üye denetim sss künye iletişim