 |  |  |  | “Ancak tükenmişsek artık, acı çekme yetimizin sonuna kadar acı çekmişsek ve yaşamın bütününü kor gibi yakan tek bir yara olarak duyumsuyorsak, eğer çaresizlik soluyorsak ve umutsuzluğun ölümlerini hissetmişsek işte o zaman okumalıyız Dostoyevski’yi. Ancak tükenmişlikten ötürü yapayalnız kalmışsak ve yaşama felce uğramışçasına bakıyorsak, o yaşamı artık vahşi, güzel acımasızlığıyla kavrayamıyorsak ve ondan artık hiçbir şey almak istemiyorsak, işte o zaman bu korkunç ve görkemli yazarın müziğine açığız demektir... Ancak o zaman onun korkutucu ve çoğu zaman da cehennemden farksız dünyasının olağanüstü anlamını yaşayabiliriz...” diyor Hermann Hesse. Eğer hazırsanız bu ay düşLE Edebiyat ve Kültür Dergisi sayfalarında Dostoyevski tufanıyla selamlıyoruz sizi.
"Aramızda gün doldurmakta olan, azap içinde bir ruh"tan bahsediyoruz Dostoyevski'nin deyişiyle... Acıyla tutuşan ömrünüzle yüzleşmeye, ayrılıklara, ihanetlere, saf sevgilere, içtenliklere, yanılgıları, yitirişlere ve edebiyata hazırsanız bu ay bütün sayfalarda karşılaşacaksınız hepsiyle. Öte yandan dergi içi bağlantılarla altı yıl boyunca düşLE'de yayımlanmış Dostoyevski'yle ilgili tüm yazılara ulaşabileceksiniz.
düşLE daima...
C. Alper İlhan |
| | düşLE arşivinden "61. Sayı / Ekim 2006" içeriğini görmektesiniz. Son sayıyı görmek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz. |
| | | büyük bir günahkâr |  | | dostoyevski'nin eserleriyle birleşen altmış yıllık yaşamı baştan sona, en ince ayrıntısına dek düşLE'nin biyografi sayfalarında. | | | dostoyevski kitaplığı'ndan |  | | andre gide, orhan düz, oğuz özgül ve j. m. coetzee'nin dostoyevski'yle ilgili çalışmaları kitaplık bölümümüzde. | | | | tanrı, acı ve dostoyevski | |  | | yaşamı boyunca çektiği bütün sıkıntılara rağmen tanrı'ya inanmaktan vazgeçmeyen dostoyevski'yle ilgili bir deneme özel dosya’da. | | |
|
|  |