mavi seçki okyanus medcezir biyografi kitaplık özel dosya 7.sanat forum
Raskolnikov’un Suç İşlemesi
Tolstoy
Şuurdaki Küçücük Değişiklikler Raskolnikov’un Suç İşlemesine Nasıl Sebep Oldu?
   
   
   
   Tüm insan hayatını harekete geçiren ana zemberek, ana unsur insanların kollarını, bacaklarını ve sırtlarını oynatışlarında değil, şuurlarında bulunur. Bir insanın kol ya da bacaklarıyla bir şey yapabilmesi için ilk önce onun şuurunda bir takım değişiklikler vuku bulması zorunludur. O kişinin müteakip tüm eylemlerini tanımlayan bu değişiklik ise her daim küçük, ince, hatta neredeyse algılanamaz bir değişikliktir.
   
   Ressam Briyullov bir keresinde öğrencilerinden birinin getirdiği bir eskizde bazı düzeltmeler yapmıştı. Değişikliklerin yapıldığı eskize bakan öğrenci “Benim çalışmama neredeyse hiç dokunmadınız, ama buna rağmen tam anlamıyla farklı bir şey çıktı ortaya,” deyince, ressamın cevabı şu olmuştu: “Neredeyse hiç, sanatın başladığı yerdir.”
   
   Bu deyiş yalnızca sanat bağlamında değil, aynı zamanda hayatın her alanında da çarpıcı oranda doğruluk arz eder. Denilebilir ki asıl hayat işte tam da bu “neredeyse hiç”in başladığı yerde başlar, yani bize sonsuzcasına küçük ve zar zor anlaşılabilir gibi görünen değişikliklerin meydana geldiği noktada. Asıl hayat, geniş harici değişikliklerin vuku bulduğu yerde, insanların hareket ettikleri çarpışıp dövüştükleri, birbirlerini öldürdükleri alanlarda ortaya çıkmaz. O, neredeyse hiç fark edilemeyen değişikliklerin olduğu, yapıldığı bir alanda çıkar ortaya.
   
   Raskolnikov’un gerçek hayatı, yaşlı kadını ya da onun kız kardeşini öldürürken ortaya çıkıyor değildi. Önce yaşlı kadını, ardından bir de onun kız kardeşini öldürürken, gerçek hayatını yaşıyor değildi o; tersine, bir makine gibi hareket ediyor, yapma kapasitesinin bulunmadığı bir şeyi yapıyordu: Kendi içine bundan çok önce yüklenmiş olan patlayıcı maddeyi ateşliyordu. Yaşlı bir kadın öldürmüştü, diğeri de önünde duruyordu ve balta da elindeydi.
   
   Raskolnikov’un gerçek hayatı, yaşlı kadının kız kardeşiyle karşılaştığı sırada değil, ne onu, ne de öbürünü öldürmeden önce yaşanmıştı, yani henüz öldürmek amacıyla yabancı bir apartmana girmemişken, daha eline bir balta almamışken, hatta -sonradan baltayı astığı- ilmiği henüz paltosuna dikmemişken: Onun hayatı daha divanda uzanıp da yaşlı kadını veya “bir kimsenin, vereceği bireysel bir karar doğrultusunda bir başka insanı, yeryüzünde fazlalık ve zararlı bir varlık durumundaki birisini, temizleyip temizleyemeyeceğini” de düşünmeden önce vuku bulmuştu. Onun gerçek hayatı, Petersburg’da yaşamasının gerekip gerekmediği annesinden gelecek parayı kabul edip etmemesi konusunda ne yapması gerektiği gibi, yaşlı kadınla hiç ilgisi olmayan şeyleri düşünürken cereyan ediyordu. Yaşlı kadını öldürüp öldürmeyeceği konusundaki karar o zamanlar verilmişti, gerçeklikten tamamen bağımsız olan bu hayvani hayat alanında. Bu kararlar, kendisi yaşlı kadının önünde elinde bir baltaya dururken alınmadı, tersine, henüz harekete geçmeyip yalnızca düşündüğü sırada, yalnızca şuuru faal haldeyken, bu şuurda güçlükle algılanabilir birtakım değişiklikler vuku bulurken alındı. İşte bu yüzdendir ki, ortaya çıkan sorunun doğru bir şekilde çözülmesi için düşüncenin mümkün olduğunca berrak olması özellikle önemlidir ve işte bu yüzdendir ki, bir tek sigara, bir bardak bira, problemin çözümünü güçleştirir, engeller, vicdanın sesini bastırıp duyulmasını önler ve sorunun çözümü için bir insanın daha aşağı derecedeki hayvani yanının haline ve beğenisine göre karar vermesine sebep olur -ki Raskolnikov’da da durum bu olmuştur.
   
   Değişiklikler çok güç algılanabilmekte, hatta neredeyse algılanamamaktadır, fakat sonuçları muazzam korkunçtur. İnsanın bir karara varıp da harekete geçtiği bir anlık süre, pek çok maddi değişikliklere yol açabilir. Evler, talihler, servetler, insanların bedenleri... Mahvolabilir, fakat, sebep olunan hiçbir şey, insanoğlunun şuurunda vuku bulan değişikliklerden daha önemli değildir. Şuur, vuku bulabilecek şeyi sınırlar. Şuur sahasında meydana gelen algılanması çok güç değişikliklerden, hayallere durgunluk verecek denli önemli, sınırsız sonuçlar ortaya çıkar.
   
   
   Not: Bu yazı, Suç ve Ceza’nın Norton Publishing tarafından yayınlanan ve editörlüğünü George Gibian’ın yaptığı eleştirel basımının sonuna eklenen yazılar arasından seçilerek M. A. Özkan tarafından tercüme edilmiş, Orhan Düz’ün hazırladığı – Dostoyevski; Hayatı, Eserleri Üzerine Makaleler ve Aforizmalar kitabına alınmıştır.


Dostoyevski’de İnsan





düşLE arşivinden "61. Sayı / Ekim 2006" içeriğini görmektesiniz. Son sayıyı görmek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
deniz
balıkçı detaylı arama eski sayılar üye denetim sss künye iletişim