Türkiye’de Mitoloji Sözlüğü, Divan Şiiri Sözlüğü, Felsefe Sözlüğü gibi kavramsal çalışmalara neredeyse kimse ilgi göstermiyor. Çoğunlukla akademisyenler de bu nedenle bu tür çalışmalara eğilmiyor. Yıllar önce yapılmış olan ‘kaliteli’ çalışmalarla herkes yetinmekten dolayı memnun. Ancak eksik alanlar o denli fazla ki… Bu eksiklerden biri de Türk dilini ve edebiyatını yakından etkilemiş olan Fars coğrafyasının İslamiyet’ten önceki evresiyle ilgili. Prof. Dr. Nimet Yıldırım’ın “Fars Mitolojisi Sözlüğü” adlı çalışması 2008’in kasım ayında yayınlandığından bu yana dikkatimi çekiyordu, geçtiğimiz ay sözlüğü edindim ve incelemeye başladım. Doğrusu bir sözlüğü birkaç ay içerisinde tastamam özümseyebilmek mümkün değil elbette, ancak ben izlenimlerimi yazmayı borç biliyorum. Çünkü alan üzerine yapılan çalışmalar, bir akademisyenin elinden de çıktıktan sonra ve öncesi olmayan bir yere kendini yerleştirip boşluğu doldurunca istisnai bir yer ediniyor kendine. Daha önce Türkiye’de bazı kaynaklarda parça parça Fars Mitolojisi’yle ilgiler mevcutken bu defa karşımıza bir bütün halinde “Fars Mitolojisi Sözlüğü”nü çıkartıyor Nimet Yıldırım, iyi de yapıyor.
Geniş bir kültürü kapsayan bu çalışmanın en önemli yanı kavramların sadece tanımlamalarla geçiştirilmemiş olması. Aksine açıklaması yapılan her kavramla ilgili gerekli bilgiler de verilerek kavramlar arasına bağlantılar da kurulmuş. Benzer bir şekilde kavramların çeşitli karşılıkları da sözlük boyunca yönlendirmelerle birbirinin içine bağlanmış. Bu sayede sadece bir sözcüğün anlamını öğrenmekle kalmayıp aynı zamanda o kavramın ya da sözcüğün olaylarla bağlantısını da net bir biçimde öğrenebiliyorsunuz. İslamiyet gelene kadar yüzyıllar boyunca söz konusu coğrafyayı etkileyen her şeye bu kitap aracılığıyla ulaşabilirsiniz. Avesta, ateş kültürü, gelenekler, Firdevsi, Şahnâme, Ahura Mazda… Sadece romanlar, öyküler ya da şiirler insana hayatı öğretmez çünkü; esas olarak insana hayatı öğreten kültür mirasına sahip ülkelerin ve insanlığın bu birikimine sahip olabilmektir. Kurguladığınız pek çok anlatı daha önce yaşanmış, yaşandığı rivayet edilmiş ya da öğretilmiş, bilgiye dâhil edilmiş olabilir. Önceyi bilmek her zaman insana bilgisizliğini yeniden ve yeniden gösterir. Bilinmeyenler aslında vardır ve sizin onları bilmiyor olmanız sahip olduğunuz bilgiyi büyük bir birikim olarak değerlendirmenize neden olur. Bu eksiği giderecek en önemli eserlerse elbette sözlüklerdir, özellikle kavramsal sözlükler gelişimin en sağlam kaynaklarındandır. “Fars Mitolojisi Sözlüğü” tıpkı Azra Erhat’ın “Mitoloji Sözlüğü”nde olduğu gibi sizi kavramlar arasında bir yolculuğa çıkartarak zihninizde izler bırakmayı hedefliyor. İskender Pala’nın “Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü”nü de yaklaştırabiliriz Nimet Yıldırım’ın çalışmasını. Çünkü, Fars kültürünün edebiyatla olan ilintisine dair de bilgiler her maddede veriliyor neredeyse ve bu bağlantılar beytlerle de (hatta sözcüklerle oluşturulmuş mazmunlar -kalıplar- bile söze konu oluyor) destekleniyor. Alıp kuru kuruya bile okunabilecek türden anlatılar mevcut aslına bakarsanız kitapta. Tanımlamalardan sonra gelen bilgilendirmeler ve değinmeler okuyucuya bir seyahat vaat ediyor...
Simurg (morğ-i morğân: kuşların şahı; morğ-i fermanrevâ: egemen kuş; morğ-i çâreger: çare bulan kuş; morğ-i dermânger: tedavi eden kuş; sîreng: otuz renk adlarıyla da bilinen simurg Farsça sözlüklerde ‘büyük bir avcı kuş, Zâl’ın yanında öğrenip olgunluğa eriştiği kişi’ olarak geçer. Simurg sözcüğü sînmorğ’un hafifletilmiş şeklidir. Bileşik bir sözcük olan simurg’un sî kısmı Avesta’da saena, Pehlevice senmuru, Sanskritçede syena, Azericede sain sözcüklerinden gelmedir. Sanskritçe ve Avesta dilindeki anlamı avcı kuş ve şahindir. Şahin sözcüğünün Farsçada bu eski kökten geldiği sanılır. Fars edebiyatında simurgla ilgili birçok efsane vardır. (…) Farsça ve Arapça eserlerde simurgun mitolojik yönleriyle ilgili açıklamalar yer almaz. Özellikle Şahnâme’nin mitolojik bölümündeki bilgiler dışında İslam sonrası dönemde kaleme alınmış mitolojik metinler yoktur. Bu nedenle simurg yalnızca Şahnâme’de görülen ve özgün nitelikleriyle algılanabilen şekli, özellikleri ve yetenekleriyle tasavvuf konulu metinlere girmiş, simgesel varlığı ve yetileriyle İslam kültüründe bir öğe olarak yer almıştır.
Üstteki alıntı sözlükte yer alan ‘simurg’ başlığından, tamamı beş altı sayfa kadar… Simurg’u sadece bir kuş olarak bilmekle yetinmemek gibi bir imkan var elinizde, alternatifleriyle, İslam öncesi ve sonraki devirdeki algılanışıyla, metinlerdeki ifadeleriyle irdeleyebilirsiniz artık bu kavramı.
“Sa’dî, sen kendi değerin kadar vuslatı iste,
Yakışır mı senin karga yuvana, bizim simurgumuz!” (Sa’dî-yi Şîrâzî)
Bilgilendirmeleri derlediği kaynakları da bir akademisyen titizliğinde çalıştığı için Prof. Dr. Nimet Yıldırım belirtmiş. Başlıkların altında başlıkla ilgili kaynakçaları ve sayfa numaralarını her zaman vermiş. Kitabın sonundaki genel kaynakçada da yüzlerce eserin tarandığı net bir biçimde görünüyor. İşleri kolaylaştırmak için yine kısa bilgilendirme notları içeren bir dizin de koymuş kitaba Nimet Yıldırım. Uzun yılların ve büyük bir emeğin ürünü “Fars Mitolojisi Sözlüğü” bence herkesin edinmesi gereken bir çalışma. Nasıl ki İskender Pala’nın “Divan Şiiri Sözlüğü”, nasıl ki Azra Erhat’ın “Mitoloji Sözlüğü”, nasıl ki Ahmet Cevizci’nin “Felsefe Sözlüğü” bir kaynak olarak başvurulmak için hazır bekliyorsa, incelenmek ve bilgilenmek için rafta duruyorsa onların hemen yanına Nimet Yıldırım’ın “Fars Mitolojisi Sözlüğü”nü koyabiliriz. Eski Edebiyata biraz olsun ilgi duyan, diğer ülke kültürlerinden ziyade o kültürlerdeki kavramların edebi ve dini bağlantıları, insanla ilgili eğilimleri merak edenler için iyi bir kaynak bu sözlük. Ama diyorsanız ki ben roman okurum, sözlük de okunur muymuş! Amenna, yola devam o halde…
Kitap: Fars Mitolojisi Sözlüğü
Hazırlayan: Prof. Dr. Nimet Yıldırım
Yayın: Kabalcı Yayınları
Basım: 2008 (1. Basım)
Sayfa: 815 s. |